2008-2009 Abiye Modelleri
| Hamile Giyim | Harika Çantalar | Bayan Giyim Sexy | Türk cinsellik | Harika Örme İç giyim | Örgü Bikini |
yeni moda bayan elbise modelleri,kadın dergileri, kadın modası,konfeksiyon,kozmetik,spor giyim,deri giyim,triko,tekstil,takı,kolye,etek astar,eşarp,modelleri,Vakko,Aker,Pierre Cardin,Armine,çisil,yaren,beli, ve Diğer Eşarp Modelleri,Vakko eşarpta dikiş bir sanattır,cok sexsi kadın iç çamaşırları, islamda kadın, kadın doğum doktorları, kadın olmak, kadın ve cinsellik, Kadın Yaşam, Kadınlar kulubü, Türk Kadını, Annelik,hamile elbiselri, Gebelik, jinekoloji, sex iç çamasırları,magazin, el sanatları, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde ,ücretsiz güzellik hizmeti tekbir giyim yazlık elbise modelleri,2009 yaz modası,elbiseleri,kapalı giysiler ,tesettür giyim modelleri,hamile iç çamşırları,adil ışık giyim,modeller,kapalı mayo modelleri,açık mayolar,2008 ikbahar yaz modelleri,haşema moşema modelleri,deri pantolon ,çanta,ceket,cüzdan,yelek,modelleri,Güzellik, Moda, Magazin, Diyet, Makyaj, Sağlık, Evlilik, Mutfak, Bebek,yaren ,giyim modelleri ,tesettür giyim modelleri,Aker İpek Eşarp
| Hamile Giyim | Harika Çantalar | Bayan Giyim Sexy | Türk cinsellik | Harika Örme İç giyim | Örgü Bikini |
| Hamile Giyim | Harika Çantalar | Bayan Giyim Sexy | Türk cinsellik | Harika Örme İç giyim | Örgü Bikini |










| Hamile Giyim | Harika Çantalar | Bayan Giyim Sexy | Türk cinsellik | Harika Örme İç giyim | Örgü Bikini |






















| Hamile Giyim | Harika Çantalar | Bayan Giyim Sexy | Türk cinsellik | Harika Örme İç giyim | Örgü Bikini |








| Hamile Giyim | Harika Çantalar | Bayan Giyim Sexy | Türk cinsellik | Harika Örme İç giyim | Örgü Bikini |


| Hamile Giyim | Harika Çantalar | Bayan Giyim Sexy | Türk cinsellik | Harika Örme İç giyim | Örgü Bikini |
Cildinizi koruma zamanı
20
yaşından itibaren cildimiz birçok iç ve dış faktörlerin etkisiyle
yaşlanmaya başlıyor. Bu aslında son derece yavaş bir süreç ve bakımla
daha da yavaşlatılması mümkün. Peki neden yaşlanıyoruz? Bunda genetik
faktörlerin rolü büyük, ancak hava kirliliği, Uv ışınları, stres ve
sigara gibi faktörlerin etkisi de çok büyük. Olumsuz çevresel faktörler
sonucu oluşan serbest radikaller cildin yaşlanmasında büyük rol
oynuyor. Serbest radikaller vücudumuzun 100 trilyon hücresine sürekli
olarak saldırıyorlar. Yani, cildimizin gençliğini daha uzun süre
korumak için serbest radikallerin etkisinden korunmak yapmamız gereken
ilk şey. Cildi serbest radikallerin otumsuz etkilerinden koruyan
kremler kullanmak işe yarayabilir. Bunlar anti-oksidan özellikte ve
vitamin içeren kremler. Üzüm çekirdeği flavonları, C ve A vitamini
içeren kremler kullanarak cildinizın ışıltısını daha uzun süre
koruyabilirsiniz.
30 yaş sonrasında oluşmaya başlayan ilk
kırışıklıklar için kırışıklık kremi kullanmaya da başlayabilirsiniz. Bu
evrede özellikle göz çevresini korumak çok önemli. Çünkü bu dönemde
ince çizgiler epidermisin iç katmanlarına doğru ilerlemeye başılyor.
Derinlikleri 0.5 mikron civarında, oluşum nedenleri ise hücre
yenilenmesinin yavaşlaması. Bu ince çizgilerle savaşmak için mimiklerin
olumsuz etkisini azaltan ve botox" gibi etki eden kremlerden de
faydalanabilirsiniz.
| Hamile Giyim | Harika Çantalar | Bayan Giyim Sexy | Türk cinsellik | Harika Örme İç giyim | Örgü Bikini |
Gözler yüzün en dikkat çekici bölgelerinden biridir. Teninize ve
saçınıza uygun bir göz makyajı ile çok etkileyici görünebilirsiniz.
Eğer açık tenli ve sarışınsanız, şanslısınız çünkü hemen her renk far
kullanabilirsiniz. Karamel, kahve, gri ve krem rengi özellikle
yakışacaktır.
Önce açık bir rengi (yumuşak bir gri, kemik yada
kahverengimsi bir pembe) kirpiklerin dibinden göz kapağının bitimine
kadar sürün. Göz kapağının üstüne ise kahverengi, bronz gibi daha koyu
renkler kullanın. En koyu tonu da derinlik katması için göz kapağının
bitiş çizgisine sürün.
Esmerler rahatlıkla koyu tonlar kullanabilirler. Koyu renk farı kirpiklerin dibine kadar, yanlara doğru hafif uzatarak sürün.
Kızıllar
ise karamel, gri, lila veya siyah gibi renkleri kullanabilirler. Bu
renklerle sarışınlarınkine benzer makyaj yapabilirsiniz ancak göz ile
burun arasındaki bölgeye fazla koyu renkler sürmekten kaçının.
Eyeliner
yada göz kalemini hem üste hem alta yada sadece üste sürebilirsiniz ama
mutlaka sürdükten sonra yumuşatmalısınız. Bunu ıslak pamukla, pamuklu
çubukla yada bazı göz kalemlerinin arkalarında bulunan silgilerle
yapabilirsiniz.
Açık renkli farlar kullandıysanız ya da günlük
hafif bir makyaj istiyorsanız göz kalemini mümkün olduğunca ince sürün,
ayrıca kahverengi göz kalemi kullanmak daha doğal görünmenizi
sağlayabilir.
Gözün altına da kalem çekmek yerine, kirpiklerin dibine azıcık koyu renk bir far sürmeyi deneyebilirsiniz.
Rimel
sürerken de bazı şeylere dikkat etmelisiniz. Kurumuş bir rimel (3 aydan
sonra kurumaya başlar) istenilen etkiyi göstermez. Rimel sürmeden önce
kirpikleriniz tarakla yada kirpik kıvırıcısıyla düzelterek,
karışmalarını ya da birbirlerine yapışmalarını engelleyebilirsiniz.
Biraz
ışıltılı ve farklı bir görünüm için siyah veya kahverengi sürdüğünüz
rimelin üstüne sadece uçlarına mor yada lacivert sürmeyi
deneyebilirsiniz.
Kirpiklerinizin daha uzun ve gür görünmelerini
istiyorsanız, rimelden önce biraz pudra sürüp, kuruduktan sonra da
ikinci katı sürmek istediğiniz etkiyi yaratacaktır.
| Hamile Giyim | Harika Çantalar | Bayan Giyim Sexy | Türk cinsellik | Harika Örme İç giyim | Örgü Bikini |
Bebeklerde kalça çıkığına dikkat !
Bebekleri
kundağa sarmak, yanlış taşımak ve bazı hareketlere zorlamak kalça
çıkığı açısından çok riskli, geç yürüyen çocuklarda da kalça çıkığından
şüphelenmek gerekiyor.
Ülkemizde yaygın olan
bebekleri kundağa sarma alışkanlığı kalça çıkığına yol açabiliyor.
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Ömeroğlu, doğumdan
kaynaklanan kalça çıkığının erken teşhisinde en güvenilir yöntemin,
bebeğin kalçalarının doğumdan sonra ilk 1 ay içinde ultrasonografik
olarak muayene edilmesi olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Ömeroğlu, 'Kalça
çıkığı, erken teşhis edildiğinde başarı ile tedavi edilebilen bir
hastalıktır. Bebeğin ameliyatsız, basit bir cihazla tedavisi ancak ilk
6-9 ayda mümkün. Teşhis geciktikçe tedavinin başarı oranı da düşer''
diyor.
RİSKLİ GRUPTAKİ BEBEKLER
Anne
rahminde ters duran, ailesinde ve akrabalarında kalça çıkığı olan,
boynunda ya da ayaklarında eğriliği olan, ilk ve zor doğumlar ve ilk
kız bebeklerde kalça çıkığı görülme ihtimali biraz daha yüksek. Yeni
doğanda kalça ultrasonografisi, kalça çıkığını tarama amacıyla
kullanıldığı zaman en doğru uygulama zamanı 3 ve 4. haftalar civarıdır.
Daha önce yapılması yanlış sonuçlar verebilir.
1 ve 1.5 aydan
sonra tarama yapılması ise tedavide gecikmeye sebep olabilir. Prof. Dr.
Hakan Ömeroğlu, bebekte kalça ve dizlerin düz olarak uzatılmaya
zorlanmasının kalçalar için çok zararlı olduğunu vurgulayarak, şunları
tavsiye ediyor ''Bebeğinizin her iki bacağını sıkıca birleştirip
uzatmaya zorlamayın. Bu pozisyona sebep olan kundak, kalçanın can
düşmanıdır. Kundak, bebeğinizin bacaklarının düzgün olmasını kesinlikle
sağlamaz. Aksine kalçalarını çıkmaya doğru zorlar. Bebeğinizi
kucağınızda taşırken, bacaklarını ellerinizle birleştirip taşımayın.
DOĞRU TAŞIMA ŞEKLİ
Tüm
bebekler için doğal duruş, gerek sırt üstü, gerekse yüz üstü yatarken
kalça ve dizlerin bükük olduğu pozisyondur. Bu amaçla bebeğiniz için
kullandığınız ara bezinin yumuşak olmasına dikkat edin. Bebeğin
gövdesinin alt kısmına bol ve rahat giysiler giydirin. Kucağınızda
taşırken bir elinizi bacaklarının arasından geçirerek ya da bacakları
açık gövdenize yaslayarak tutun.
GEÇ YÜRÜDÜYSE
Doç.
Dr. Murat Bozkurt ise ''Kalça çıkığı olan bir çocuk geç yürür. Yürümeye
başladıktan sonra da çıkık olan tarafa doğru aksar, koşarken sık sık
düşer. Bacak boyları eşit değildir. Çıkık iki taraflıysa ailenin bunu
anlaması zordur. Ancak bu çocuklar diğerleri gibi normal hareketler
yapamaz, hareketlerinden mutlaka belli olur'' dedi.
| Hamile Giyim | Harika Çantalar | Bayan Giyim Sexy | Türk cinsellik | Harika Örme İç giyim | Örgü Bikini |
Kışın, yoğun hava kirliliği ve kapalı hava cildinizin soluk ve
sağlıksız bir görünüme girmesine neden olabilir. Aşağıdaki önerilere
uyarak kışın da yaz aylarında olduğu gibi sağlıklı ve ışıl ışıl bir
görünüme sahip olabilirsiniz.
Ten makyajı
Teniniz
solgunsa, kapatıcı kullanmanız, fondöten kullanmanızı da
kolaylaştıracaktır. Cildinizin eski canlı görünümünü almasını
istiyorsanız onu homojenleştirmeye çalışmalısınız. Bunu yaparken hangi
rengin nasıl bir etki yarattığını bilmenizde fayda var:
Yeşil: Kızarıklıkları gizlemek için
Mor: Işıltı yakalamak için
Beyaz: Teni açmak ve porselen havası vermek için
Bronz: Hafif sedefli bir hava vermek için
1.
Avucunuza tercihinize göre biraz kapatıcı veya fondöten alarak önce
parmak uçlarınızla teninize uyguladıktan sonra bir pamuk veya ponpon
yardımıyla yayın.
2. Hassas bölgelerde yani burnun kenarları, alın, çene bölgelerinizde ısrarcı olun
3. Canlı bir etki kazanmak için fazla pembe olmayan bir allık kullanın.
4. Kalın bir fırçayla hafif hafif dokunarak güneş pudrasıyla sürün. Böylece makyajınızı hafifletmiş ve yerleştirmiş olursunuz.
Göz makyajı
Yorgun
görünüyorsanız gözlerinize fazla makyaj yapmayın. Asıl amaç, göz
çevresi çizgilerini sakladıktan sonra bakışınıza bir ışıltı getirmektir.
1.
Işıltılı bir bakış elde etmek için, bakışınızın bir kaş kümesi
tarafından gölgelenmemesi gerekir. Bu nedenle mutlaka kaşlarınızdaki
fazlalıkları düzenli aralıklarla alın.
2. Bir fırçayla kaşlarınızı tarayıp şekillendirin.
3.
Göz kapaklarınıza açık renk bir gölge sürün: beyaz, krem veya sarı.
Gölgeyi önce parmak uçlarınızla sürdükten sonra ince bir fırçayla
tanımlanmış hale getirin. Sedefli bir gölge de kullanılabilir.
4. Az miktarda siyah maskara sürün.
5. Görünürde hala belirgin olan kusurlar varsa, kapatıcı yardımıyla yapacağınız son rötuş bunları yok edecektir.
Dudak makyajı
Rujun
hafifliğiyle parlatıcının parlaklığından faydalanarak dudaklarınıza
hafif bir ışıltı getirin. Yüzünüzün yorgunluğunu vurgulamasını önlemek
için dudak kalemi kullanmaktan kaçının. Doğal renklerin size
kazandıracağı canlılığa güvenin.
1. Koruyucu olması için bir kat besleyici sürdükten sonra doğal ve açık renkte rujunuzu sürün.
2. Pembe veya sedefli bir parlatıcı sürerek dudak makyajınızı tamamlayın.
| Hamile Giyim | Harika Çantalar | Bayan Giyim Sexy | Türk cinsellik | Harika Örme İç giyim | Örgü Bikini |
Her gün evden çıkmadan önce yüzünüzü renklendirmek için bir şeyler
sürüyorsunuz. Peki ya renkleri gerçekten doğru tonda ve doğru yerde
kullanıyor musunuz?
Makyaj deyip geçmeyin, doğru teknikle
yapıldığında sizi olduğunuzdan farklı gösterebilir.20'li yaşlar:
Yüzünüzü doğal halinde bırakın. Renkleri yanaklarınızda, gözlerinizde
ve dudaklarınızda kullanın. Bu yaşlar kim olduğunuzu ve kim olmak
istediğinizi anlamanın zamanı!
30'lu yaşlar :
Bu yaşlarda kadınlar kendilerini ya kariyerlerine ya da ailelerine
adar. 30'lu yaşlarda kapatıcı, hayati önem taşır. Yorgunluk ve geceden
kalma izleri göz altlarınızda kapatıcı ile saklayabilirsiniz. Makyaj
çantanızda mutlaka olması gerekenler: Allık, stick fondöten, dudak
kremi, çeşitli renklerde rujlar.
40'lı yaşlar :
Fondöteninizi çok iyi seçin. Teninize uygun fondöten, olduğunuzdan daha
genç görünmenizi sağlar. Trendlerden uzak durun. Dudaklarınızı ve
yanaklarınızı pastel renklerle aydınlatın. Yanardöner renkler
kullanmayın.
Bu hataları sakın yapmayın !
Göz kalemi :
Gözlerinizin sadece dışına kalem çekmek onları olduğundan daha küçük
gösterir. Kalemi gözlerinizin iç köşesinden, kaşlarınıza doğru uzanan
dış köşeye kadar çekin.
Allık :
Çok parlak, çok koyu ya da çok soluk gölgelerden uzak durun.
Yüzünüzdeki uyumsuzlukları allıkla kapamaya çalışın. Eğer allık işe
yaramıyorsa yanlış rengi kullanıyorsunuz demektir. Allığı elmacık
kemiklerinizde kullanın. Eğer cildiniz yağlıysa içinde portakal
pigmenti olmayan bir allık seçin.
Ruj : Ruj
almaya gittiğinizde makyajlı olmamaya dikkat edin. Böylece teninize
uygun renkleri daha kolay anlayabilirsiniz. Ruj renklerini elinizde
denemeyin çünkü dudağınızın vereceği gölgeyi yakalayamazsınız.
Kusurlara takılıp kalmayın
Burnunuzdaki
kemer ya da çenenizdeki çukur size itici gelebilir, ancak makyaj
uzmanlarına göre bu kusurlar, sizi başkalarından ayıran en önemli
özellik!
Yüzünüz yuvarlaksa; elmacık kemiklerinizi makyajla
kapamayın. Gözlerinize kalem çekebilir ya da farklı ruj renkleri
deneyebilirsiniz.
Burnunuz sivriyse; bundan şikayet etmeyin. Bu sizi daha da çekici kılar. Burnunuza gölge vermeyin.
Gözleriniz
birbirine yakınsa; koyu gölgelendirmelerden uzak durun. Gözleriniz
açıkken de belli olacak şekilde kalem çekebilirsiniz.
Dudaklarınız
küçükse; dudak kalemiyle belirginleştirin. Pastel ve açık renklerdeki
rujları deneyin. Dudaklarınızın ortasını parlatıcıyla canlandırın.
Yüzünüz
çilliyse; sakın onları kapatmaya çalışmayın. Onlar gençlik işaretleri.
Dudaklarınızda turuncu tonları yerine pembeyi tercih edin.
Soluk yüzlüyseniz; bunu kabul edin ve bronzlaştırıcı ürünlerle zaman harcamaktan vazgeçin.
Makyaj çantanızda neler olmalı?
Günlük
temponuz içinde pratik olmak size zaman kazandıracaktır. Ancak makyaj
çantanızda süresi geçmiş ürünleri bulundurmayın. Fırça yerine süngeri
tercih edin. Temel malzemelerinizi koyabileceğiniz bir çanta edinin.
Ayrıca evde kullanmanız için de ayrı bir makyaj çantası hazırlayın.
Kapatıcılar hakkında bilmeniz gerekenler!
Makyajda
kapatıcıyı asla atlamayın. Kötü kapatıcı kuru, yağlı ya da tebeşir
gibidir. İyi bir kapatıcı ise kremsi, pürüzsüz, sarı tonludur.
Cildinize kolay uyum sağlar ve cildinizi canlı gösterir. Alacağınız
kapatıcının iyi olup olmadığını anlamak için elinize alıp, hissedin.
Kapatıcı, gözlerinizin altındaki koyu renkteki halkaları gidermek
içindir. Cildinizdeki lekeler için fondöten kullanın. Doğum lekeleri,
güneş ve yaşlanma izleri için kapatıcı-fondöten kombinasyonlarını
deneyin.