Bayram Karasu bir psikiyatri profesörü. Pek çok kitap yazdı ama bütün dünya onu "Huzurlu Yaşama Sanatı" adını taşıyan ve best seller olan kitabıyla tanıyor.
.
Bazen
hiç ummadığınız anda hayatın anlamını düşünmeye başlarsınız, "ben ne
yapıyorum", "niye yaşıyorum" soruları beyninizde dolaşmaya başlar. Tam
da gerçeği keşfetmeye ramak kaldığı anda telefon çalar, karnınız acıkır
ya da birisi seslenir. Hem de hayatın anlamına bu kadar yaklaşmışken! O
zaman "sanki o boyutta biraz daha kalsam sihirli cümleyi bulacaktım"
hissine kapılmadan edemezsiniz. Herkes, mutluluğun peşinde bu türden
soyut olaylarla mutlaka karşı karşıya gelir.
.
Mutluluğun
pek çok yolu vardır insanlar için. Kimisi bir ev ya da otomobil alınca
mutlu olur, kimi evlenip bir çocuk sahibi olunca mutluluk çukuruna
düşeceğini zanneder. Her şeyini bırakıp ilk otobüsle bilinmeyene yol
alanların da kafasında benzer bir mutluluk hayali vardır. Peki hangisi
doğru? Bunun kesin bir yanıtı yok. Mutluluğa ilişkin sorular
soranlardan biri de Toksöz Bayram Karasu. Zor bir işe kalkışıyor ve
yaşadığımız hayatı tartışmaya açıyor.
.
"Huzurlu Yaşama Sanatı"
adını verdiği kitap Amerika'da best-seller oldu ve Fransızca'dan
Arapça'ya kadar bir çok dile çevrildi. Karasu 1959 yılında Erzurumun
Hasankale ilçesinde doğan, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinin
ardından Amerika'da Yale üniversitesinde psikiyatri ihtisası yapan
Karasu şu an Albert Einstein Tıp Fakültesi Psikiyatri ve Davranış
Bilimleri Bölüm Başkanı. Bu güne kadar genellikle psikiyatriyle ilgili
on önemli kitaba imza atan Karasu'nun en çok satan kitabı "Huzurlu
Yaşama Sanatı". Elbette bu kadar parlak bir kariyere sahip olan bir
profesörün yazdığı kitap ses getirmeli. Karasu da kitaba en klasik
soruyla başlıyor. Mutlu musun? Ancak profesör bu soruyu kendisine
yöneltmiyor. Çevresindeki insanlara ve hastalarına yönelttiği bu
soruyla başladığı serüven ve vardığı noktalar oldukça ilginç. "Bu
soruya kimsenin tam anlamıyla cevap bulamamasının sebebi, mutluluğun
kalıcı bir biçimde varolmamasından kaynaklanıyor. Geçici bir fenomen
hakkında kesin yargıya varamazsınız." Karasu'ya göre, huzur, daha
kalıcı bir hali yansıtıyor. "Ama huzura ulaşmak da kolay değildir.
Hatta huzura ulaşmak mutluluğa ulaşmaktan daha zordur. Huzur olgunluğa
ermiş bir yetişkinliktir, ruhlu ve maneviyatçı bir varoluş halidir"
diyor.
.
HUZUR EMEK iSTER
Hayatı anlamak için mutlaka felsefe bilmek gerekir mi bilinmez ama
Bayram Karasu gerçek hayattan pratik örnekler de veriyor: "Birine aşık
olmak size 'mutluluğun' doruklarını yaşatır, ama bu duygu başka biriyle
birleşme hissinden kaynaklanan geçici bir mutluluk aslında. Huzur ise
ruhun yücelmesi, coşmasıdır. Mutluluk huzurun geçici bir
kategorisidir." Reklamda ayna karşısında traş olan adamın dediği,
"Evdeki huzur, zenginlik budur" bakışı doğruyu yansıtıyor mu acaba?
Aslında hayatın kendisi de bu sorulardan oluşuyor ve gerçekte kimse
doğru yaşam nasıl olmalı bilmiyor.
.
Ama
Karasu'nun bu konudaki yaklaşımları oldukça ilginç: "Huzur ulaşılabilir
bir hedeftir ama emek ve taahhüt ister. Ruhunuzu geliştirmek için,
insanları ve işinizi sevmeyi öğrenmeli ve bir topluluğa ait
olmalısınız. Maneviyatınızı geliştirmek için kutsala, birliğe ve
dönüşüme inanmalısınız. Ruhunuzu ve maneviyatınızı beslemek için
Tanrı'ya inanmanız ve Tanrı'yı sevmeniz de gerekir." Peki huzurlu bir
yaşam için zenginliğin önemi yok mu? Yani yoksul insan da mutlu ve
huzurlu olabilir mi? Toksöz Bayram Karasu bu soruya biraz klasik bir
cevap veriyor. "Fiziksel koşullar, huzurun yakalanmasında etkilidir ama
belirleyici değildir. Huzurdan hiç nasibini almamış nice zengin insan,
tam anlamıyla ruhlu ve maneviyatçı yaşamlar süren nice yoksul insan
tanıyorum."
.
Aslında
Profesör Karasu'dan beklediğimiz cevapların hayattan beklediğimiz gibi,
formüllerden ibaret olmasını istiyoruz. Yani 'Tibet'e git orada huzuru
bulacaksın' dese sanki daha kolay olacak gibi geliyor. Ama o, yılların
süzgecinden geçirdiği bilgisi ile basit ve net cümleler kuruyor. Hayal
kırıklığına uğramayıp anlamak gerek belki de. Soru basitçe şu: Mutluluk
çok mu uzak? "Mutluluğun kolay ya da kestirme bir yolu yoktur, yalnızca
ona doğru giden yavaş ve çetin bir yol vardır. Bu yolun sonu ya da
varış çizgisi de yoktur, yalnızca bir başlama noktası vardır. Keyifli
huzuru ararken, başlayabileceğiniz tek bir nokta yoktur. Şu anda
bulunduğunuz nokta, başlamak için en ideal yerdir." Huzurlu yaşama
sanatı isimli kitabıyla profesör Tokgöz Bayram Karasu hayatınızı
sonsuza kadar değiştirecek bir kırılma noktası yaratır mı bilemeyiz
ama, bir okuyun. Belki de satır aralarında size hitap eden gizli bir
mesaja rastlarsınız. Zaten yazarın amacı da insanların hayatlarında
anlam bulmayı kutsal bir amaç haline getirmelerine yardımcı olmak.
Hepsi bu.