Bikiniden mayoya geçiş yaptılar
| Hamile Giyim | Harika Çantalar | Bayan Giyim Sexy | Türk cinsellik | Harika Örme İç giyim | Örgü Bikini |
Doc Martens rüzgarı sonunda bizde de esiyor
İki
yıldır Batı’yı kasıp kavuran Doc Martens rüzgarı yurdumuzun kuzeybatı
kesimlerinde, batı ve kuzeybatı yönlerinden orta kuvvette esiyor;
önümüzdeki günlerden itibaren ise kuvvetli ve uzun süreli fırtına
şeklinde esmesi bekleniyor
Tarih gibi moda da tekerrürden ibaret, bilmeyen kaldıysa
söyleyeyim... 80’lerin permaları veya vatkaları gibi korkunç ötesi
trendler arada bir kapı aralığından burnunu gösterip ödümüzü patlatsa
da bu tekerrür esnasında güzel şeyler de oluyor.
Misal size Doctor Martens, Dr. Martens, Doc Martens ya da sadece DM‘ler... Ben kısaca Doc diyorum.
Misak-ı
milli sınırları dışındaki modayı takip ediyorsanız bir dönemin moda
ikonu Doc Martens’ların 2006’dan beri yükselişe geçtiğinin
farkındasınızdır. 2006’da İtalyan Vogue’u Doc Martens’lı bir moda
çekimine sayfalarında yer verdiğinde “Doc döndü dönecek” hissiyatını
uyandırmıştı.
Ki öyle de oldu.
12 bin 121 kişi Doc tasarladı
Geçtiğimiz yıl moda haftalarının podyumlarında bu postallara sıkça rastladık.
Anti-moda
eğilimli Japon tasarımcı Yohji Yamamoto markayla işbirliği yaptı ve
Doc’ların imzası olan kauçuk tabana ve sarı dikişe dokunmadan ufak
tefek eklemelerde bulundu: Fermuar, sivri burun, YY logosu ve tokalı
bantlar.
Chloe’nin 2007 sonbahar-kış defilesinde mankenlerin
ayaklarını Doc botlar süslerken, kulislerde Carmen Kass gibi
mankenlerin markayı çoktan sahiplendiği gözlendi. (Nelerin moda
olduğunu ya da olacağını anlamak için yurtdışında mankenlere bakmanız
yeter. Eğer mankenler giyiyorsa iş bitmiştir.)
Doc, bu arada, bir
tasarım yarışması düzenledi. İlgilenenler internet sayfasındaki şablonu
kullanarak kendi Doc’unu tasarladı. Yarışmaya 12 bin 121 kişi katıldı.
Seçilen dört tasarım üretilecek.
Avril Lavigne, Gallows ve
Misshapes gibi müzisyenler Doc’ların yeni kuşak temsilcileri oldu.
Doc’lar Colette’ten Topshop’a ünlü mağazaların vitrinlerini
renklendirdi. Ve ABD, İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkelerde GQ,
Vogue, Seventeen ve US Weekly gibi dergiler dünyaya ilan etti: “Doc’lar
geri döndü!”
Marka geçen yıl Kurt Cobain ve Sid Vicious gibi “ölü”
rock yıldızlarına fotoğraflarda Doc postallar giydiren reklam ajansı
Saatchi&Saatchi’yi kovdu. Marka yetkilileri olaydan haberleri
olmadığını söyleyip özür diledi.
Moda Türkiye’ye de sıçradı
Tüm dünyada Doc fırtınası koparken, bu rüzgar değil Türkiye’ye uğramak, yaprak bile kıpırdatmıyordu.
Sonra
ne olduysa oldu, şu sıralar esintiyi hissetmeye başladık. Böyle imbat
gibi yumuşak yumuşak esiyor. Özellikle de Taksim ve Cihangir civarları
daha bir esintili. Buralarda yürürken insanların ayaklarına bakın, uzun
bir aradan sonra Doc’larla yeniden yüz yüze geleceksiniz.
Harun
Kolçak konserlerinde Doc giymeye başladı. Duyduğuma göre Özlem Tekin de
Kral TV’de başlayacak programında giymek üzere Doc’ların peşine düşmüş.
Hadi bakalım... Sıra bizde.
(Not: Bu arada, internetteki
forumlarda, sözlüklerde vs. herkes Doc’ları nereden alabileceğini
soruyor birbirine. Ben söyleyeyim, Dema Mağazaları.)
Kısa Doc tarihçesi
II.
Dünya Savaşı’da Alman ordusunda görev yapan Doktor Klaus Maertens
1945’te kayak yaparken bileğini sakatlayınca üniformasının bir parçası
olan postallarının rahatsız olduğunu fark etti. Bunun üzerine kendine
yeni bir ayakkabı tasarladı. 1947’de bir arkadaşıyla ortak olup
Doc’ların üretimine başladı. Sonraki haline tezat olarak o yıllarda bu
rahat ve uzun ömürlü ayakabılar 40 yaşın üzerindeki ev kadınları
arasında popülerdi. 1960’ta İngiltere’de satılmaya başlanan botları
önceleri postacılar, polisler ve fabrika işçileri giyiyordu. Doc’lar
60’ların sonunda dazlakların, 70’lerin sonunda ise punk’ların tekeline
girdi. Sonra bir geldi, gitti. Şimdi yine geldi.
Sokakta moda
Moda
Tasarımcıları Derneği ile Beyoğlu Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği
Galatamoda etkinliğinin üçüncüsü dün başladı. Yarın da son. O yüzden
bir an önce kendinizi evden dışarı atıp Galata’ya yollanın.
Artık gelenekselleştiği için biliyorsunuzdur ama bilmeyenlere tekrar özetleyelim.
Galata Kulesi etrafında Türk moda tasarımcıları standlar kurup ürünlerini satışa sunuyorlar. Bir nevi sokakta moda festivali...
Fiyatlar da uygun, gözünüz korkmasın.
Hem tanınmış hem de yıldızı yeni parlayan tasarımcıların ürünlerine ulaşma fırsatınız oluyor.
Festival
için Galata Kulesi’nin etrafında kurulacak standlarda kıyafetten
kırtasıye ürünlerine; kamuoyunca tanınmış tasarımcıların ve yıldızı
parlayan genç tasarımcıların ürünleri, özel fiyatlarla sunulacak.
Kaçırmayın!
Orta yaşta bikiniden mayoya geçiş yapılır
“Sex
and the City”nin filmi çekilirken paparazziler 50’lerin tarzında bir
bikini giymiş olan Kim Cattrall‘ı (Samantha) affetmemiş ve selülitli
vücudunu tüm dünyayla paylaşmıştı. Bunun üzerine filmin çekimlerinin
devamında kostüm danışmanları Cattrall’a tulum şeklinde (dekolteli
balık adam kostümü) bir mayo giydirdi. Ve olay kapandı.
Dünyada yaş
ve giyim söz konusu olduğunda geçerli iki tartışma vardır. Biri mini
etek, diğeri bikini. Kimileri yaş kaç olursa olsun mini etek ve bikini
giyilebileceğini savunur. Ki saygı duyarım, herkesin fikri kendine.
Ama
ben orta yaş civarlarında (vücut durumuna göre de değişir) mini eteğin
rafa kalkması, bikiniden mayoya geçiş yapılması gerektiğini
düşünenlerdenim.
Demiyorum ki Samantha gibi plaja tulum (veya haşema) giyin ama bence 40’larınızda mayoya geçiş yapın.
Aynen “Sex and the City”nin yıldızları gibi.
Dizide
(ki bu karakterlerin 30’lu yaşlarına denk geliyor) bikini giydiğine
şahit olduğumuz dört kadın, 40’larının başında oldukları filmde mayoya
geçiş yapmış.
E bir bildikleri olmalı...
